Sağlık Haberleri

COVID geçse de beyinde iz bırakabiliyor

COVID-19’un etkilerinin belirtiler sona erdikten sonra da beyinde devam edebileceğine işaret eden yeni bir araştırma yayımlandı. Uzun COVID yaşayanların yanı sıra tamamen iyileştiğini belirten kişilerde de hastalığı hiç geçirmeyenlere kıyasla beyin dokusu ve nörokimyasal yapılarda farklılıklar tespit edildi.

COVID-19 sonrası beyin sisi, yorgunluk ve hafıza sorunlarının altında yatan biyolojik değişiklikleri araştıran bilim insanları dikkat çekici sonuçlara ulaştı. Avustralya’daki Griffith Üniversitesi araştırmacılarının gerçekleştirdiği çalışmada, uzun COVID hastaları ile hastalıktan tamamen iyileşen kişilerin beyinlerinde miyelin yapısı, doku mikroyapısı ve bazı kimyasal seviyeler açısından farklılıklar belirlendi. Bulgular Brain, Behavior, & Immunity – Health dergisinde yayımlandı.

COVID-19 sonrası iyileşenlerin beyninde de farklılık bulundu

Araştırmaya 47 yetişkin katıldı. Katılımcıların 19’u uzun COVID belirtileri yaşarken 12 kişi COVID-19’u geçirip tamamen iyileşmişti. 16 kişilik kontrol grubunu ise virüse hiç yakalanmamış kişiler oluşturdu.

Katılımcıların beyinleri farklı manyetik rezonans görüntüleme yöntemleriyle incelendi. Araştırmacılar özellikle sinir hücrelerinin çevresini saran ve elektriksel sinyallerin hızlı biçimde iletilmesini sağlayan miyelin tabakasına odaklandı.

Sonuçlarda hem uzun COVID grubunda hem de tamamen iyileşenlerde, virüsü hiç geçirmeyen kişilere göre farklı miyelin sinyalleri görüldü.

Covid aşıları kalp krizini artırdı mı?

Hafıza ve hareketle bağlantılı bölgeler öne çıktı

Uzun COVID yaşayan kişilerde hareket kontrolüyle bağlantılı precentral girus ile hafızayla ilişkili orta temporal girusta daha yüksek miyelin sinyalleri tespit edildi.

COVID’den tamamen iyileşen kişilerde de precentral girus ve posterior singulat kortekste benzer değişiklikler gözlendi.

İki COVID grubu doğrudan karşılaştırıldığında ise iyileşenlerde beyin sapı ve beyincikteki sinyallerin uzun COVID hastalarından daha yüksek olduğu belirlendi.

Araştırmacılar bu değişikliklerin hasar gören miyelinin onarılmaya çalışılması veya devam eden inflamasyon gibi biyolojik süreçlerle ilişkili olabileceğini değerlendiriyor.

Beyin dokusundaki su hareketi de değişti

Çalışmada su moleküllerinin beyin dokusu içindeki hareketi de incelendi.

Uzun COVID hastalarının bazı beyin bölgelerinde su difüzyonunun azaldığı görülürken tamamen iyileşen kişilerde de öğrenme ve hafızada rol oynayan kaudat bölgesinde benzer bir değişiklik tespit edildi.

Araştırmacılara göre bu sonuçlar, enfeksiyon sonrasında beyin dokusunun mikroskobik yapısında değişiklik meydana gelmiş olabileceğine işaret ediyor.

Beyindeki kimyasal dengede farklılık görüldü

Beyin kimyasını inceleyen ölçümlerde de uzun COVID yaşayanlarla iyileşenler arasında farklılıklar bulundu.

Uzun COVID grubunda sinir hücrelerinin enerji metabolizmasıyla ilişkili N-asetil-aspartat seviyeleri daha yüksek çıktı. İyileşen kişilerde ise enerji kullanımı ve bağışıklık düzenlenmesinde rol alan glutamin miktarının daha yüksek olduğu görüldü.

Belirtilerin şiddeti miyelinle bağlantılı çıktı

Uzun COVID hastalarının yaşadığı fiziksel ve bilişsel sorunlarla beyin görüntüleri arasında da ilişki bulundu.

Orta temporal girustaki daha düşük miyelin sinyallerinin daha fazla fiziksel kısıtlılıkla, orta beyindeki düşük miyelin sinyallerinin ise daha ciddi bilişsel sorunlarla bağlantılı olduğu görüldü.

Sonuçlar için daha büyük çalışmalar gerekiyor

Araştırmacılar bulguların önemli olmakla birlikte dikkatli yorumlanması gerektiğinin altını çiziyor.

Çalışmanın yalnızca 47 kişiyle gerçekleştirilmesi ve katılımcıların beyinlerinin tek bir zamanda görüntülenmesi, değişikliklerin kalıcı olup olmadığının belirlenmesini engelliyor.

Araştırma ayrıca COVID-19’un söz konusu beyin değişikliklerine doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor. Bundan sonraki çalışmaların daha geniş gruplarla ve uzun süreli takiplerle yapılması, tespit edilen değişikliklerin zamanla ortadan kalkıp kalkmadığını gösterecek.

Hipokrat FR

“Vücutta sıcaklığın ya da soğukluğun duyulduğu yer, hastalığın bulunduğu yerdir.” Hippocrates Hipokrat Sağlık ve Bilim Dergisi, size sağlıklı yaşamın sırlarını verecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu